Arşivlerden Nisan, 2009 zaman dilimi için seçilenler listeleniyor.

1 Mayıs

Uluslararsı birlik, mücadele ve dayanışma günü”;isci bayrami olarak kutlanan “1 mayıs”ın kökeni, 19 yüzyılın sonlarinda, amerika ve kanada’da sendikalar tarafindan örgütlenmis 350 bine yakin iscinin, haklı mücadelelerini kararli bir sekilde sokaga tasimasina ve genel greve gitmelerine dayanir. verenler, abd burjuvazisi,hükümet, kapitalist medya ve silahli kuvvetler bu kararli direncten ve tepkiden korktuklari üzere, “paralı” çeteleri ve kuvvetleri emekçilerin üzerine salmışlar, provakatörlük görevlerine yerine getirerek haklı gösterileri çatışmalara dönüştürmüşlerdir. ayni, sömürgeciler daha sonra kurulan düzmece mahkemeyle, dört işçi lideri asma karari almis ve öncü işçilerin ölümüne neden olmuslardir.bu olayin anlamı ve önemini tespit eden, ikinci enternasyonal, 1 mayis’in işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olmasına karar verir ve 1 mayis’in tüm dünya işçileri tarafından, burjuvaziye ve sömürüye şı haklı direnişlerini haykırmalarına vesile olmasını sağlar.türkiye’deki “1 mayıs” kutlamalarını , istiklal savasi devam ederken, T.C.’nin ilan edilmesinden hemen önce başladığı bilinir.
ayrıca 1 mayıs yalnızca işçilerin işçilik haklarını savundukları 1 gün olmakla kalmaz, ki dünyanın çok yerinde kalmamaktadır.herhangi 1 hakkın arayışı uğruna, herkesin sokağa dökülebileceği çok daha genel kapsamlı 1 gündür.mesela parise nerdeyse sokağa 900bin kişi döküldü ve tabii ki bunun tamamı işçi meselesi değildi,1 mayıs her tür yasal eylemin güçlü ve ses getirici 1 şekilde ifade edilmesi için 1 fırsattır, bu da yanlış 1 şey değildir. Yazının Geri Kalanını Okuyun »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

TSK’da ki Yeni Konsept Çalışmaları ile Birlikte Kısa Dönem Askerlik Kalkıyor

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ “Bedelli askerlik yok” diyerek ileride de tek tip askerliğe geçileceği yönünde mesaj verdi. TSK’daki konsept çalışmalarına göre yedek subaylığın tamamen kalkması herkesin 12 ya da 15 ay erlik yapması, takım komutanı ihtiyacını, yedek subaylar yerine, sözleşmeli subaylarla şılanması bekleniyor.

Yazının Geri Kalanını Okuyun »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

31 Nisan 2009 Süper Loto Çekiliş Sonuçları

Süper Loto 6/54 oyununun bu haftaki çekilişi yapıldı.Çekilişte kazandıran numaralar 13, 26, 28, 43, 50 ve 54 olarak belirlendi. Yazının Geri Kalanını Okuyun »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yıllık Ücretli İzin

Yıllık ücretli izin konusu ile ilgili bütün ayrıntılar 4857 sayılı iş kanunun 53-54-55-56-57-58-59-ve 60. maddelerinde anlatılmıştır.
Yıllık ücretli izin kullanabilmek için öncelikle çalışılan yerinde 1 yılın doldurulması gerekir. 1 yılın doldurulması ile 14 gün ücretli izine hak kazanılır. Ve bu süre aşağıda da belirtildiği üzere kademeli olarak artar.
Yıllık ücretli izin ile ilgili bütün ayrıntılara yukarıda saydığımız ve aşağıda metinleri bulunan kanun maddelerinden ulaşabilirsiniz.

Yazının Geri Kalanını Okuyun »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

UYUMAKTAN KORKTUĞUM GECELER

Hayatımda çok yarımlarım olmuş benim.
Sonunu bir türlü getiremediğim cümlelerim,
Sevdiğimi söylemekten korktuğum günlerim,
İçimde biriken, biriktikçe öfkeye dönen sevgilerim.
Gün geçmiyor ki, eklenmesin bir yenisi,
Sonunu başından kestiremediğim,
Günün yirmi dört saatine sığdırmaya çalıştığım,
Gündüzleri kurduğum, geceleri ağladığım.
Düşlerim, özlemlerim…

Yazının Geri Kalanını Okuyun »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

SEVİYORUM TANRIM !

İnanç Tarihi dersimin öğrencilerinden biriydi Tommy. Uzun saçlı, değik
bir gençti. Sınıfta benimle en çok tartışan öğrenci oydu. Tanrı’ya kayıtsız
şartsız inanmayı kabullenmiyordu. Mezun olurken bana imalı, imalı;
-”Günün birinde Tanrı’yı bulacağıma inanıyor musun hocam? ” dedi.
-”Hayır” dedim, yavaşça.
-”Yaaa” dedi. “Oysa senin, bu derste Tanrı’yı pazarladığını sanıyordum
hocam…” Kapıdan çıkıp gitmek üzereyken arkasından bağırdım:
-”Tanrı’yı bulabileceğini düşünmüyorum. Ama o seni mutlak bulacak bir gün,
eminim.” Tommy, omuzunu silkip yürüdü… Mezuniyetten sonra izini
kaybetmiştim ki, acı haberi kendisi getirdi bana…Ölümcül kansere
yakalanmıştı. Odama girdiğinde; zayıflamış, çökmüştü… Kemoterapi,
o uzun saçlarını dökmüştü… Ama gözleri halâ pırıl pırıldı…
-”Birkaç haftalık ömrüm kalmış hocam” dedi.
-”Sana bir şey sorabilir miyim?” dedim.
-”Tabii” dedi, “Ne öğrenmek istiyorsun?”
-”Sadece 24 yaşında olmak ve ölmekte olduğunu bilmek nasıl bir şey?”
-”Daha kötüsü olabilirdi… 50 yaşında olmak, kafayı çekmek, kadınlarla
beraber olmak ve müthiş paralar kazanmayı, yaşamak, sanmak gibi…”
Sonra niye geldiğini anlattı… “Okulun son günü sana Tanrı’yı bulup
bulamayacağımı sormuş; “hayır” yanıtını alınca şaşırmıştım. Sonra,
“ama o seni bulur” dedin… İşte bunu çok düşündüm. Doktorlar
ciğerimden parça alıp kötü huylu olduğunu söylediklerinde;
Tanrı’yı aramayı ciddiye aldım birden… Habis ur, diğer hayati
organlarıma yayılmaya başlayınca, sabahlara kadar dualar etmeye
başladım… Hiç birşey olmadı. Bir sabah uyandığımda; ilahi bir mesaj
alma yolundaki umutsuz çabalarımdan vazgeçiverdim aniden.
Ömrümün geri kalan vaktini; Tanrı, ölümden sonra hayat falan gibi
şeylerle geçirmeyecektim. Daha önemli şeyler yapma kararı aldım.
O zaman gene seni düşündüm… “En büyük mutsuzluk, sevgisiz bir hayat
sürmektir, bundan daha kötüsü de bu dünyadan, sevdiklerine
“Seni seviyorum” diyemeden gitmektir” demiştin…
Son günlerimi bu eksiği gidermekle harcayacaktım te…
En zorundan başladım… Babamdan…” Oğlu yanına geldiğinde;
babası, gazete okuyormuş.
-”Baba, seninle konuşmam lazım” demiş Tommy.
-”Peki, konuş oğlum”
-”Yani, çok önemli bir şey…”
Babası, gazeteyi 10 santim indirmiş o zaman aşağı;
- “Neymiş o bakalım?”
-”Baba, seni seviyorum. Bunu bilmeni istedim.” Tommy,
gülümsedi, arkasını anlatırken… Babasının elinden yere düşmüş
gazete… Hayatında hiç yapmadığı iki şeyi yapmış.
Tommy’ye sarılmış ve ağlamış… Sabaha kadar konuşmuşlar.
Babası, ertesi sabah e gitmek zorunda olduğu halde…
“Annem ve kardeşimle daha kolay oldu” diye devam
etti Tommy… “Onlar da bana sarılıp ağladılar. Yıllardır bana
söylemedikleri, söyleyemedikleri şeyleri anlattılar. Bütün bunları
yapmak için bu kadar geç kalmış olmama üzüldüm sadece…
Ölümün gölgesi üzerime düşünce; kalbimi açıyordum,
bana, aslında çok daha yakın olması gereken insanlara…”
Nefes aldı Tommy…” Bir gün baktım, Tanrı, orada…
Hemen yanıbaşımda duruyor… Ona yalvardığım zaman,
bana gelmemişti. Onun kendi programı vardı, kendi bildiği gibi
yapıyordu. Gerçek olan şu ki, haklıydın…
Ben, onu aramaktan vazgeçtiğim halde, gelip, beni bulmuştu.”
- “Tommy” dedim. “Sandığından çok önemli şeyler söylüyorsun, tüm
insanlığa… Sen, Tanrı’yı bulmanın en emin yolunu anlatıyorsun.
Onu, sadece kendine ayırmak, sadece ihtiyaç duyunca aramak
e yaramaz… Ama hayatını sevgiye açarsan o, gelir seni bulur.
Bunu anlatıyorsun farkında mısın?” Devam ettim; “Tommy, bana
bir iyilik yapar mısın, bunları gelip sınıfımda da anlatabilir misin?”
Bir gün tespit ettik. Ama Tommy gelemedi o gün… Ölümle hayatı
sona ermemişti tabii… Şekil değtirmiş, büyük bir
adım atmıştı sadece… İnanmaktan, görmeye geçmişti…
Ölümünden önce son bir defa konuşmuştuk.
-”Söz verdiğim derse gelemeyeceğim, halsiz ve bitkinim hocam” demişti..
-”Anlıyorum Tommy !”
-”Benim yerime onlara sen anlatır mısın hocam, sen anlatır mısın?
Herkese, bütün dünyaya, benim için anlatır mısın?”
-”Anlatırım Tommy” dedim. “Anlatırım, merak etme!”

Yazının Geri Kalanını Okuyun »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

İTİRAZA İTİRAZIM VAR


Sut limanlarinda poyrazlarla lodoslar oluyorum
Dondukce, dondukce basim, martilar kusuyorum
Derya bir Kuran-i Kerim yapraklar’ni bir bir aciyorum
Karis, karis, karis, karis, karis, karis, karis karistiriyorum
Bakara oynuyorum Fatiha’nin Bakara suresiyle
Ve zarlarla ki hepsi ayri bir Sure alayidir
Nedir diye, nemenedir bu arabesk diye diye
Martilar bu sakasi yok, akaraplar tarafindan aglanilan
Bir mersiye – sad olsun ruhu – Tamburi Cemil Bey’e
Odeon bir rekorla kosan bir gramafonmus bu dunya
Kurdukca donuyorum, dondukce caliyor, caliniyorum
Ben ki Kibariye bir hirsiz ve Ferdi Tayfur kadar eski bir sipiker ve kokoyiniman
Kendimden kendimi caliyorum, kendimle, kendimle kendimi
Yasasin mahsere dek bu kisir olmayan dongu
Yasasin Veli`fendiler’de mahserin o dokuz doguran suvarisi
Benden once de vardi, benden sonra da tufan
Yasamak olunmez ki yasamayi yasamaklan
Gonderin de Hasan-huseyin emminin, dalgalandikca bu kirmizi don
Bir arabesk bu, ister sol olsun, ister sag
Ve indikce kustugum martilarin guzel gozlerinden yaslar
Caputlar kalkip kalkip Marmara’nin dalga kiranlarindan
Kondu-konacak geceleri Haci Bektas-i Veli’nin turbesindeki o milyon yillik dut agacinin dallarina
Bu siir ve bu nane, ifademe mani olmayan bir damla meni
Lumpen kesilmis sahsimin kuzgunlasmasiyla birden goge agan
ve agaran mechul bir artisiyla
Ki istersen demevi bir RH pozitif de olabilir.
Iste bu siirin kendini cektikten sonra Kodak’la nefsine nefes etmesidir
Zaten siir denen nesne, eski bir an’aneyle, dogan cocugun kulagina ezan makamiyla isminin uflenmesidir
Ya da tinlatmaktir icinle icin icin olan tambur ola ki evreni
Ve de cinlasin deyuu Neyzen’in neyi (gorulmemis hic neyin cinladigi
bu ana dek)
Ve en arabesk ve en cagdas adamimiz Orhan Veli’nin kuzular kulagina
Maraz ve menapoz, muhteris ve muteriz itirazlara itirazim var,
itirazim, itirazim
Ama halka, halka halka halkalanan halka dunden ve yarindan
her zaman raziyim.

Yazının Geri Kalanını Okuyun »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

GÜZ SÖYLENCELERİ

Nedir bu yüzyıldır karanlık bakışlarını görürüm ayın
başımı çevirip duyarım kokusunu bir güz günü korkulu
sabahın
serinliğini taşır derin duyguların
pınar tadında duru çimen kokan
yaşlı ağaçlarda salınır gizemli ışınları
Omega’nın
Nedir bu onulmaz bir yara gibi yüzün
bırakırım artık ne olursa olsun
köprülerin orada
çökmüş toprak mı
yoksa yiten deniz mi içimizde uğuldayan

Yazının Geri Kalanını Okuyun »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

TENİNDEKİ KUTSAL MUM


En ayıp sözcüklerle soyardım bedenini
Düşlerimin teriyle kirletir
En sabırsız, en tahlı, en yabancı yanımla girer
Arzularımın kanıyla kirletirdim onu.

Yazının Geri Kalanını Okuyun »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

YALNIZLARIN İSYANI


Bütün köprü korkulukları tanır dirseklerini
Her köşe başındaki fenerde sen varsın
Her yalpalayan adam sensin
Açık perde uçlarında çıkmaz sokaklar sallanır
Boşluklarda sen

Yazının Geri Kalanını Okuyun »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,